Friday, 09 May 2008

Kullanıcı Girişi






Kayıp Şifre
Hesap Oluştur

Sitedeki Aktif Üyeler

Online Üye Yok

Hava Durumu

Büyükoturak Kasabası Web Sitesi'ne Hoşgeldiniz

Sosyal Durum Yazdır E-mail

BANAZ'DA SOSYAL DURUM

BANAZ EVLERİ

Banaz'ın ilk yerleşim merkezindeki bina ve evlerin yapısı hakkındaki bilgiler sınırlıdır.Fakat Banaz'ın bağlı olduğu Uşak şehrinde eski evlerin çoğunun kerpiçten yapıldığı bilinmektedir.1671 tarihinde Uşak ve çevresine gelmiş olan Evliya Çelebi, Uşak evleriyle ilgili olarak '3600 ünün toprak örtülü , dayalı döşeli ve süslü olduğunu ' Seyahatname'sinde belirtmektedir.19. yüzyılın sonlarında Uşak şehrinde eskiden kerpiçten yapılan evlerin yerini ahşaptan yapılan binalar oluşturmaktadır.Banaz'daki yapılanmanın da muhtemelen tarihsel gelişimi aynı doğrultuda olmuştur.Nitekim Banaz'ın en eski merkezi yerleşim yeri olarak bilinen ve bugün İslam Mahallesi olarak adlandırılan mevkideki eski yapıların bir kısmının kerpiç ve tahtadan olması bunun bir göstergesidir. Türkiye'deki modernleşme sürecini takip eden Banaz ilçesinde bugünkü binalar tuğla ve betonarmeden çok katlı olarak yapılmaktadır.Bunların arasında lüks yapılaşmanın göstergesi olan villalar da mevcuttur.

GİYİM

Banaz ilçesinde ve çevresindeki giyim şekli geleneksel türk giyim tarzına benzemektedir.Hatta Banaz ve köylerindeki bu geleneksel giyim tarzı; aslında Uşak yöresinde hakim olan giyinme şeklinin bir parçası ve devamı niteliğindedir.Kadınlar genellikle süslü , işlemeli yazmalarla başlarını örterler, altlarına ise belden ve ayaktan büzmeli şalvarlar giymektedir.Aksesuar olarak altın bilezik, yüzük, bele kadar sarkan altın zincir kullanmaktaydılar.

Erkek giyim şekli ise şöyledir; erkeklerin iç giyimi diz kapağına kadar, bele iple bağlanan, genellikle kadife kumaştan yapılan uçkur don giyerlerdi.Dışarıda ise kemerli dizlerine kadar uzanan bolca,dizden ayak kısmına kadar bel kısmı dar pantolon ya da şalvar giymekteydiler. Bazı köylerde erkekler kasket ve fötr giymektedirler.

EVLİLİK VE DÜĞÜN ADETLERİ

Günümüzde ilçe merkezinde evlilik gelenekleri eskiye göre farklılaşmıştır.Nişan bir salonda yapılır. Misafirlere şeker veya lokum ikram edilir.Müzik eşliğinde danslar yapılır oyunlar oynanır.Üçüncü aşama olarak düğün töreni gelir.Düğünler üç gün boyunca sürmektedir. Düğün genellikle cuma günü akşamüzeri başlar.Bu ilk güne ilerden belim denir.İkinci gün kız evinde çeyiz sergilenir.Çeyizin serildiği günün akşamı kına gecesi yapılır.Bu gecede kadınlar kız evinde türküler söyleyip oyunlar oynayarak eğlenirler.Geç saatlerde kına yapılır. Erkekler ise oğlan evinde yemek yedikten sonra davul zurna eşliğinde kız evinin önüne gelerek yörenin mahalli oyunlarını oynayarak eğlenirler.Üçüncü gün ise gelin alma günüdür. Bugün de damat ve sağdıç camide dua ederler. Damada yeni elbiseler giydirilir. Daha sonra kız evine gidilerek gelin alınır. Kız evine gelinirken özellikle köylerde olmak üzere gençler sıra halinde dizilirler. bu gençler topluluğuna seymen denir.Ellerinde bayrak ve hançerlerle büyük bir coşku içinde kız evine gidilir. Gelin alındıktan sonra mezarlık veya bölgede kutsal bilinen yerler gezdirildikten sonra, oğlan evine getirilir. Burada seymenler davul zurna eşliğinde oyunlar oynarlar.En son olarak damat ve sağdıç oynadıktan sonra düğün töreni tamamlanır.

MANİLER

İlçede evsahibi ve misafir arsındaki ilişkiyi anlatan misafir adap ve ahlakını vurgulayan bir mani şöyledir:
Evsahibi       Pişim pişim mavına
                    Misafir gitse evine
                    Benim pişim sevine
Misafir        Pişim pişim pisine bak
                  Çık şu dışarının kışına bak
                   Bu ay başı burdayız
                   Gelecek ayın başına bak
Evsahibi      Be hey şaşkın oğlu şaşkın
                   Misafirlik olur üç gün
                   Sen geleli oldu onbeş gün
Misafir        Be eşekoğlu katır
                   Ne gönül sayarsın ne hatır
                   Misafir saydığı yerde
                   Onbeş gün de yatar bir ay da
Evsahibi      Saçak altı kurudur
                   Misafirin yoludur
                   Yağar eser yağar eser
                   Misafire git desem küser
Misafir        Yağar eser yağar eser
                   Ev sahibi misafire kaz keser
  Gelin kaynana ilişkisini anlatan diğer bir mani ise şöyledir:
Gelin        Kaynana kaynana kazan karası
                Görümce başımın belası
                Oğlunu da sorarsan 
                Bakal avanın  ortası
Kaynana   A gelin gelin
                 Başı saçaklı gelin
                 Oğlanı ben doğurdum
                  Kedi bacaklı gelin
Gelin         Kaynanamın suçu ne
                Fit veriyor piçine
                Sivri biber diline
                Başı da fırının içine
                Kaynanayı ne yapmalı
                Kaynar kazana atmalı
                Yandım gelin dedikçe
                Altına çıra çatmalı
                Rafa fincan koydum
                İçine mercan koydum
                Kaynanamın adını
                Kuyruklu sıçan koydum
                Rafa sahan koydum
                İçine tahan koydum
                Kaynanamın adını
                Püsküllü Şeytan koydum
                Portakalın dilimi
                Sıkı tut kaynana dilini
                Madem tutmayacaktın
                Neden aldın gelini

BİLMECELER
*Al yastık içine un bastık.(iğde)
*Ocaklıktan sarkıttım, Hacı Ahmet'i korkuttum.(sümük)
*Tohumsuz biter dünyaya yeter.(tuz)
*Yüz çuval samanı taşır bir tek çakılı taşıyamaz.(deniz)
*Karadeniz'den su içer hepsi altına geçer.(dolma kalem)
*Allah'ımın işleri yukarı yukarı dişleri.(haşhaş)

DEYİMLER
* Paçalı tavuk olmak
* Çenesi çekilmek
* Nane gevmek
* Adı batmak
* Tatlı ciğerinde yanasıca
* Boyu devrilmek
* Zıvanadan çıkmak
* Sinekten yağ çıkarmak
* Domalan yiyesice

ATASÖZLERİ

* Anasını babasını dinlemeyen evlat, kocasını saymayan avrat üzengiyle yürüyeni kapıda tutma sat.
* Ak köpeğin pazarına zararı olur.
* Ar yiğidi kambur eder.
* Bitli baklanın kör alıcısı olur.
* Babanın akçası ananın bohçası.
* Elin gülü ele kokmaz.
* Emsaliyle konuşmayanı, makara ile göğe çekerler.
* Güvenme dayına, al ekmeğini yanına .
* Leyleğin boklusu yuvada kalır.
* Mataralı pabucun sıtıralı topuğu olur.
* Sekiz günlük ömre dokuz günlük nafaka gerek.
* Yalanmayınca doyulmaz, yamanmayınca giyilmez.                          

 DOĞUM VE ÖLÜM ADETLERİ

Türkiye'nin birçok yerinde inanıldığı gibi Banaz'da da hamile kadınların doğumlarına kadar beslenmelerine dikkat edilir.Hamile kalan kadın hamileliğinin ilk aylarından başlamak üzere gün geçtikce güzelleşiyorsa doğacak çocuğun erkek, eğer çirkinleşiyorsa kız çocuğu olacağına inanılır. Doğum yapan kadının odası çeşitli otlarla tütsülenerek her türlü kötülükten uzaklaşması sağlanır. Kırkı çıkmayan kadının dışarı çıkması hem kendi hem de çocuğunun sağlığı açısından doğru bulunmaz.

Annenin kırkı doluncaya kadar önce kendi yakınları daha sonra da komşuları evlerine ziyarate gelerek altın elbise ve benzeri hediyeler götürür. Çocuğa ismi bulunduktan sonra adı verilmeden önce namaz kılınır ve çocuğa ad verecek kişi çocuğu kucağına alarak kulağına önce ezan okur sonrada üç kez kulağına ismi söylenir.Çocuğa ismi verildikten sonra bir de aile yakınlarından birisi çocuğa göbek adı verir.

Banaz da ölü gömme adeti ise bir gelenek olmaktan öteye islami kurallar doğrultusunda yapılmaktadır.Ölümün ardından, ölen kişinin çenesi bağlanır ve gözleri kapatılır.Daha sonra da ölü ince bir örtüyle örtülür.Ölü gömme hazırlıkları vakit geçirmeden yapılır.Geleneksel yapı içerisinde ölen kişinin ardından ağıt yakılır.Ayrıca ilçede ölen kişinin ailesi üzüntülü olduğu için bunlara komşular tarafından yemekler hazırlanarak getirilir.Bu adete yörede eren adı verilir.Ölen kişinin ölümünün yedinci günü,kırkıncı ve elliikinci günü hayır amaçlı yemek verilir.Dualar ve mevlit  okutulur.

HALK OYUNLARI VE TÜRKÜLER

1) İSLAMOĞLU: Bu oyun ilçe merkezinde ve köylerinde kına gecesi,düğün ve asker uğurlamalarında söylenir ve oynanır.Sözleri şöyledir;
    İslam da oğlu efem derler benim şanıma
    Beşyüz aman atlı, vay gelemiyor efem de yanıma
    İslam da efemde , inip gelir inişten
    Her yanları efem efem vay görünmüyor
    A gülüm agüzel de gümüşten
    İslamoğlu efem de kale yapar taşına
    Gözlerim doldu al kan ile efemde yaşınan


  2)KARANFİL OYUNU: Banaz ve çevresinde tef ve söz eşliğinde çalınıp oynanan bir oyundur.Genellikle kadınların oynadığı bir oyundur.Sözleri şöyledir;
    Karanfil oylum oylum
    Geliyor selvi boylum
    Selvi boylum gelince
    Şen olur benim gönlüm
    Haydi kızlar gene geliyor yazlar
    Sürüm başında sözveriyor kızlar
     Karanfil olacaksın
     Sararıp solacaksın
     Ben hakime danıştım
     Sen benim olacaksın
    Haydi güzelim şama doğru
     O yar açmış kollarını bana doğru


3)KINA OYUNU: Genellikle kadın ve kızlar tarafından oynanır.Oyunu oynayan genç kızlardan bir ikisi türküyü söylerken etrafındaki kadınlar neşe içinde bu oyunu seyrederler. Bu oyunun sözleri şöyledir;
    Ak yazmamı böle böle eklerim gel aman
    Yedi yıllar olsa da yarim senin yollarını beklerim
    Aman benim çiçeğim sen doldur ben içeceğim
    Sana basma yakışmaz mor kadifeden dikeyim

 


Places Travel - Gazeteler - www.alemsite.com - www.alemsite.net - www.yorcam.com - www.yatirimci.org - www.selmankara.com - www.caferkara.com